Ana sayfa Basın Bültenleri Evimiz Yanıyor, Harekete Geçmeliyiz

Evimiz Yanıyor, Harekete Geçmeliyiz

28 Temmuzda başlayan ve Türkiye’yi çevreleyen orman yangınları Cuma günü itibariyle 22 şehirde 71 farklı bölgeye yayıldı. Ormanlar tüm yaban hayatı ile birlikte yok oluyor, ormanlarla birlikte canımız yanıyor! İktidarın orman yangınlarıyla mücadele etmekte ne kadar hazırlıksız olduğunu üzülerek görüyoruz. Yangınları söndürmek için fedakârca çalışan ormancıların, itfaiye ekiplerinin ve bölge halkının çabalarının bir an önce sonuç vermesini diliyoruz.

Olayın nedenleri üzerinde düşünürken iklim krizini görmezden gelen tüm açıklamaların eksik kalacağını savunuyoruz. İklim krizinin tetiklediği sıcak dalgaları ve kuraklık, orman yangınlarının temel nedenleri arasındadır. Avustralya’dan Sibirya’ya, Kaliforniya’dan Kanada’ya birçok ülkede gözlemlenen ve korkunç doğa tahribatına yol açan orman yangınları iklim krizinin kaçınılmaz sonuçları arasındadır. Bu gerçeği görmezden gelemeyiz.

Bu hafta içinde Akdeniz kuşağındaki pek çok ülkede şiddetli orman yangınları Türkiye’de yaşadıklarımızdan bağımsız değildir. Nasıl çıkmış olursa olsun, benzeri görülmemiş bu yangınların söndürülemeyip yayılmalarının nedeni, Anadolu’yu etkisi altına alan büyük kuraklıklar ve sıcak dalgalarıdır. İtibardan tasarruf etmemeyi marifet sayan AKP iktidarının yangınları önlemek, müdahale ve kontrol etmek konusundaki yetersizliğini ve ihmalini de bu büyük doğa felaketinin sorumluları arasında sayıyoruz.

Yangınların çıkmasını engellemek, doğa alanlarının korunmasını sağlayacağı ve bölgede yaşayan canlıların yok olmasını önleyeceği gibi yangını söndürmekten çok daha az kaynak gerektiren bir planlamadır. Bu doğrultuda ormanlardaki madencilik, enerji, turizm ve inşaat gibi faaliyetler son bulmalı, yangınlara sebep olabilecek her türlü ihmal düşünülerek önlem alınmalıdır. Çıkmadan engellenemeyen yangınlara ise kamu kaynaklarını etkin kullanarak erken müdahale sistemi oluşturulması gerekmektedir. Bununla birlikte yangında kaybettiğimiz değerli ekosistem alanlarını geri kazanmak için popülist politikalar yerine ekosistem dengesini ve bilimi temel alan uygulamalarla yaklaşmak zorundayız. Bu sebeple hemen ağaçlandırma yerine uzmanların önereceği çeşitlendirilmiş restorasyon ve koruma programı uygulanmalıdır.

İklim krizi kaçamak bir cevap değildir, aksine orman yangınlarının şiddetini ve sıklığını artıran, insan kaynaklı bir olgudur. Orman yangınlarını önlemek için atılacak adımların bir yandan da iklim değişikliğine uyum politikası olduğu unutulmamalıdır. İklim krizinin etkileri arttıkça daha çok, daha sık orman yangını olacak. Bu gerçeğe hazır olmayı ve önlemler almayı ihmal etmeden iklim krizine karşı derhal harekete geçmeliyiz.

Önceki makaleFlamingo Cenneti Mezar Oldu
Sonraki makaleYaşanan şiddetin sorumluluğu AKP’dedir!