Cts15122018

Son güncellemeÇrş, 12 Ara 2012 2pm

Barış Günü

1 eylül ülkemizde barış günü olarak kutlanıyor. Şiddetin bu kadar acılarla yaşandığı bir coğrafyada her gün barış günü olsa yeridir.

 

Yeşiller hem dünyada hem de ülkemizde en temel varoluş ilkelerinden biri olarak şiddet karşıtlığını gösterirler.

 

Biz Yeşiller biliyoruz ki bu ilkenin en çok bizim coğrafyamızda yeşermesine ihtiyaç var.

 

baris-gunuHaklı / haksız penceresinden bakılarak söze dökülen hiç bir öznel yorum şiddeti durduramaz. Ölen her zaman bir insan ve Sezen Aksu'nun şarkısına aktardığı atasözünün dediği gibi; “ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar”, gözüyaşlı kalanlar her zaman analar. Şiddet en çok kadınlara ve çocuklara zarar veriyor. En çok onların gözü yaşlı kalıyor.

 

Biz Yeşiller gözlerimizi yaşa boğan Kürt Sorununun müzakere edilerek çözüleceğini biliyoruz. Son aylarda iyice artan ve en son Antep'de 9 kişinin hayatına mal olan saldırı kanımızı dondurmuştur. Bu eylemi yapanlar insanlıkla olan bağlarını koparmışlardır.

 

Kürt sorununu çözmek yerine göstermelik adımlar atan AKP hükümeti de artan şiddet olaylarından sorumludur. Vatandaşlarımızın neredeyse tamamı bu sorunun acilen çözülmesini istiyor. Üstelik sanılanın aksine hiç bir müzakere haberi kamuoyunda büyük tepki oluşturmuyor. Çünkü insanlar bu ölüm haberlerini duymak değil, kardeşce ve birarada yaşamak istiyor. Oysa AKP hükümeti ucuz popülist ve milliyetçi politikalarla, MHP'den rol çalmakta ve gözü yaşlı anaların ayakta durmakta zorlandığı cenazeleri istismar etmektedir. Cenazesinin Cem Evinden kalkmasını isteyen askerlerin naaşını Camiiye götürüp, insanların inançlarına tahammülsüzlük göstermektedir.

 

Ülkemizde yaşanan acılar yetmezmiş gibi komşu Suriye'de yaşanan insanlık dramına da AKP hükümeti şiddeti tırmandıran bir üslupla yaklaşıp, çözümü daha da zorlaştırmaktadır. Maalasef ilkeli ve onurlu bir dış politakanın esamesi okunmamaktadır. Sıfır sorun gibi ütopik bir söylem gelip kayalıklara toslamıştır. Ne yazık ki içişleri bakanı olan kişinin, demeçleri bile sadece şiddet dilini içermektedir. Köyün uğursuzu gibi, ağzından kan damlamakta ve insana düşman, doğaya düşman, kardeşliğe düşman bir zihniyetin düşünce yapısını sergilemektedir.

 

Son olarak; ülkemizde her sekiz saatte bir kadın öldürülmektedir. Çocuk yaşta gelinler, anasız babasız kalan çocuklar ve bu çocukların devlet gözetimindeyken bile yaşadıkları dramlar yüreğimizi dağlamaktadır. Bir toplumun yarısı korku ve tehdit altındayken, o toplumun barış içinde yaşaması mümkün değildir.

 

Tüm dünyaya şiddetsiz mücadelenin de mümkün olduğunu öğreten Hindistan'dan Gandhi ve Afrika'dan Mandela'nın öğütlerine, bugün her zamankinden fazla ihtiyaç duyuyoruz.

 

Yeşiller Partisi